Sessizliğin içinde bulduğu ses
Satılma'nın karakterleri beni çünkü gerçekten kırılmış insanlar gibi hissettirdi — kütüphaneden çıkıp sokağa çıktığımda hâlâ onların sessizliğini taşıyordum. Her biri ayrı bir enkaz altında başlıyor ama kitap ilerledikçe, onların kırılgan duvarlarının arkasında ne kadar da dirençli bir can olduğunu görüyorsun; bu dönüşüm çok incelikli, zorlama değil, tıpkı bir insanın gerçekten yeniden ayağa kalkışı gibi. Özellikle karakterlerin birbirini bulma anları var ki — hiç umulmadık yerden — seni içinden yakalıyor, çünkü Satılma onları düz bir şekilde "iyileşmişler" diye bitirmemiş, aksine kırıklıkları içinde yeni bir biçim bulduklarını gösteriyor. Bu kitap beni çok etkiledi çünkü sessiz acıyı anlatırken aynı zamanda o sessizliğin altında atıp tutuşan bir hayat olduğunu unutturmadı.







