Kendimizi Yeniden Tanıma Yolculuğu
Isıyel'in yazılarını okurken fark ettim ki o, karakterleri (ister gerçek insanlar ister edebi figürler) sadece statik bir portre olarak görmüyor—onları kendi ilişkilerimiz içinde değişen, dönüşen varlıklar olarak sunuyor. Psikoterapi odasından çıkardığı örneklerde, insanların başka birisiyle karşılaştığında nasıl yeni yönleriyle ortaya çıktığını, ötekinin varlığıyla tamamen başka biçimler aldığını görmek çok etkileyici oldu. Edebiyat karakterleriyle kurduğu diyalogda da aynı şeyi yapıyor—onları adeta terapi seansına çağırıyor ve okur olarak ben de bu karşılaşmanın içinde kendimi buldum. Kitabı kapatınca, ilişkilerimde kim olduğumu sorgulamaya başladım; çünkü Isıyel bana gösterdi ki ben, aslında başkalarıyla olan etkileşimlerimde inşa edilen bir karakterim.









