Yabancıların ülkeye girişi, ülkede ikamet ve seyahati ile ilgili düzenlemeler yabancılar hukukunda önemli yer tutmakta olup 4 Nisan 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanun (YUKK) ile konu ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce konu Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahati Hakkında Kanunda (YİSHK) düzenlenmiş bulunmaktaydı. Ancak 1950 tarihli YİSHK günümüz koşullarında yetersiz kaldığı için eleştirilmekteydi. Bu eleştiriler ve uygulamanın ihtiyaçları da göz önünde tutularak ayrıntılı şekilde hazırlanan YUKK yabancıların ikameti konusunda -ikamet türleri ve koşulları, ikamet süresinin uzatılması veya iptali gibi-, ayrıntılı hükümler içermektedir. Çalışmamızda ilk olarak ikamet ve seyahat kavramları açıklanmaya çalışılacaktır. Daha sonra, ikamet ve seyahat hakkının Mısır, İsrail, Eski Yunan, Roma ve Osmanlı dönemindeki tarihsel süreci ele alınıp konunun Türk hukukundaki tarihsel süreci -Anayasal Düzenleme ve mülga 5683 sayılı Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun hükümleri- ile konuya ilişkin temel uluslararası metinlere yer verilecektir. Nihayetinde yabancıların ikamet ve seyahat hakkına ilişkin YUKK hükümleri ayrıntılı şekilde incelenecektir.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Yabancıların Türkiye'de İkamet ve Seyahat Hakkı, Şule Arslan'ın Türkiye'de yabancıların ikamet ve seyahat haklarını derinlemesine incelediği bir eserdir. Kitap, 2018'de yayımlanmış olup, insan hakları ve hukuk alanlarında önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Yazar, Türkiye'nin uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk bağlamında yabancılara tanıdığı hakları ele alarak, bu hakların uygulanabilirliğini sorgulamaktadır. Eserde, göçmenler ve mülteciler gibi belirli grupların karşılaştığı sorunlara dikkat çekilirken, yasaların nasıl işlediği, kamu politikalarının etkileri ve bireylerin haklarını koruma yolları üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, yazar, yabancıların topluma entegrasyonu, kültürel etkileşimler ve insan hakları ihlalleri gibi konuları da ele alarak kapsamlı bir perspektif sunmaktadır. Kitap, okuyucuya, hukukun ve insan haklarının nasıl bir arada işlediğini gösterirken, yabancıların Türkiye’deki varlığının toplumsal ve hukuksal boyutlarını derinlemesine sorgulamaktadır.
Kitap, Türkiye'de yabancıların ikamet ve seyahat haklarını derinlemesine inceleyerek, insan hakları ve hukuk perspektifinden önemli bir tema oluşturmaktadır. Yazar, yabancıların Türkiye'de yaşam sürme haklarını, bu hakların hukuksal dayanaklarını ve uygulanış biçimlerini ele almaktadır. Ayrıca, göçmenlerin ve mültecilerin karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, insanların temel haklarının evrenselliği konusunda okuyucuyu bilinçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, insan hakları ihlalleri, hukukun üstünlüğü ve devletin sorumlulukları gibi temalar ön plana çıkmaktadır. Yabancıların Türkiye'deki varlığı, sadece hukuksal bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel etkileşimlerin bir yansımasıdır. Böylece, kitap, insan hakları anlayışının sınırlarını sorgulamakta ve bu bağlamda bireylerin haklarının korunmasının önemini vurgulamaktadır.
Bu kitapta karakter analizi yapılacak belirgin bireyler yoktur; zira eser daha çok hukuksal ve toplumsal bir perspektiften yabancıların durumunu ele almaktadır. Ancak, yazarın bakış açısı ve yaklaşımı, bu konudaki karakterleri oluşturur. Yabancıların toplum içindeki yerini, devletle olan ilişkilerini ve birey olarak karşılaştıkları zorlukları anlamak için yazar, insanları, kültürel geçmişlerini ve hukuksal durumlarını dikkate alarak analiz etmektedir. Yazar, bu bağlamda, insanları yalnızca birer hukuk nesnesi değil, aynı zamanda toplumsal varlıklar olarak ele alarak onların yaşam koşullarını ve haklarını irdelemektedir.
Yabancıların Türkiye'deki ikamet ve seyahat hakları üzerine yazılan bu eser, psikolojik açıdan da önemli bir tartışma alanı sunmaktadır. Yabancılar, bulundukları ülkede genellikle aidiyet hissi, kimlik bunalımı ve sosyal dışlanma gibi psikolojik durumlarla karşılaşabilmektedir. Yazar, bu durumları ele alarak, insanların temel haklarının ihlal edilmesinin yalnızca hukuksal bir mesele değil, aynı zamanda bireylerin psikolojik sağlığı açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulamaktadır. Yabancıların, bulundukları toplumda kabul görmemesi, onları yalnızlaştırmakta ve bu durum, psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Kitap, bu bağlamda, toplumsal kabulün ve insan haklarının önemini ön plana çıkararak, bireylerin psikolojik refahını koruma gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Eserde ele alınan temalar, felsefi açıdan da zengin bir tartışma sunmaktadır. İnsan hakları, evrensel normlar olarak kabul edilse de, farklı ülkelerde nasıl uygulandığı ve toplumsal kabul gördüğü önemli bir meseledir. Yazar, Türkiye'deki yabancıların haklarını incelerken, felsefi olarak insanın doğuştan sahip olduğu haklar ile hukuk sisteminin sunduğu haklar arasındaki ilişkiyi sorgulamaktadır. Bu bağlamda, hakların evrenselliği ve kültürel bağlamda farklılık gösteren uygulamalar arasındaki gerilim, felsefi bir tartışma alanı oluşturur. Ayrıca, devletin bireyler üzerindeki otoritesi ve bu otoritenin sınırları, felsefi bir perspektiften ele alınarak, vatandaşlık ve yabancılık kavramlarının yeniden düşünülmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Yabancıların Türkiye'deki ikamet ve seyahat hakları, tarihsel olarak göç ve mülteci politikaları ile şekillenmiştir. Türkiye, tarih boyunca farklı göç dalgalarına ve mülteci akınlarına tanıklık etmiştir. Bu bağlamda, Osmanlı İmparatorluğu döneminden itibaren, yabancıların hakları ve statüleri üzerine çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dair yeni anlayışlar gelişmiştir. 20. yüzyılda, uluslararası sözleşmeler ve insan hakları normları, Türkiye'nin yabancıların haklarına yönelik politikalarını da etkilemiştir. Günümüzde ise, özellikle Suriye iç savaşının yarattığı mülteci krizi ile birlikte, yabancıların hakları ve devletin yükümlülükleri daha da önem kazanmıştır. Bu tarihsel bağlam, eserde derinlemesine incelenerek, güncel durumun anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Aynı kitabın farklı yayınevi ve yıllardaki baskıları
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Şule ARSLAN'ın Litopya kataloğunda 4 kitabı bulunuyor. Kitapları 2017-2023 yılları arasında Adalet Yayınları, ON İKİ LEVHA YAYINCILIK, Oniki Levha Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 224 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Hukuk ve İnsan Hakları kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Milletlerarası Özel Hukukta Yönetim Sözleşmesi” (okur puanı 8.93). Kitabın tanıtımından: “Rekabet şartlarının artmasıyla birlikte milletlerarası alanda faaliyet gösteren işletmeler, teknik yönetim bilgisi eksikliği nedeniyle profesyonel yönetime ihtiyaç duymaktadır. Yönetim sözleşmesi, kalite ve risk yönetiminin…” Litopya okurları bu kitaplara 36 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.63.
Şule ARSLAN sayfasının tamamı
Jean Jacques Rousseau
⭐ 8.2 · 130

Ergin Ergül
⭐ 8.8 · 34

Halil KALABALIK
⭐ 8.7 · 39

Faruk Erem
⭐ 8.6 · 65

Mehmet Pehlivan
⭐ 8.3 · 34

Said Yaşar Demiröz
⭐ 8.0 · 38