Zaman Sıkışmasının İçinde Nefes Almak
Ahmet Altan'ın bu kitabında beni en çok yakalayan şey, temponun nasıl da akıcı bir nefes ritmi yakaladığı — sanki yazarın kendisi de o son beş dakikada yaşıyor, okuyucu olarak ben de o hızlı çarpıntıyı hissediyorum. Cümleler bazen kısa, bazen uzun ama hiçbir zaman sıkıcı değil; tam tersine, bu ritim değişimi sayesinde duygular daha derinleşiyor, daha keskin hale geliyor. Kitabın akışında bir tür içsel çatışmanın müzikselliği var — geçmiş ve gelecek arasında zıplamak, bir anda felsefi sorulara dalmak, sonra çiğ bir duyguya geri dönmek, hepsi o kadar doğal ki insan kendini kitaptan koparmak istemiyor. Baştan sonuna kadar bu tempo hiç kaybetmiyor, sanki yazarın da aklı burada ve şimdi kalmış.


















