Yedi gün, yedi kırılma noktası
Yüksel'in bu yapısı beni çekti — her bölümde bir ölümcül gün, her gün karakterin bir parçasını daha çıplak hale getiriyor. Ama açıkçası, bu yedi günü birbirine bağlayan ip bazen kopuyor; olaylar çok hızlı geçiyor, sanki yazar karakterin psikolojik değişimini göstermeye çalışırken kurguyu biraz ihmal etmiş gibi hissettim. Yine de geçmişle yüzleşme sahneleri, özellikle içsel çatışmaları somutlaştırma biçimi çok etkili — okurken nefesim kesiliyor.

















