İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır. Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır. Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Elif Karakoç Keskin'in 'Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkarı' adlı eseri, günümüz dijital çağında yanlış bilgi ve komplo teorilerinin yayılma biçimlerini derinlemesine inceliyor. Yazar, sosyal medya ve diğer yeni medya platformlarının, bireylerin bilgiye erişimlerini nasıl şekillendirdiğini ve bu süreçte ortaya çıkan bilimsel inkar olgusunu ele alıyor. Kitap, yanlış bilginin nasıl sistematik bir şekilde yayıldığını, bu durumun toplumsal etkilere yol açtığını ve bireylerin bu yanlış bilgilere karşı nasıl bir duruş sergilemeleri gerektiğini sorguluyor. Ayrıca, medya okuryazarlığı konusunun önemine vurgu yaparak, okuyucuların eleştirel düşünme becerilerini geliştirmelerini teşvik ediyor. Keskin, örnekler ve analizlerle, yanlış bilginin yayılmasının ardındaki psikolojik ve sosyal nedenleri de araştırıyor. Sonuç olarak, kitap, bireylerin bilinçli bilgi tüketimi konusunda daha dikkatli olmalarını sağlamak amacıyla önemli bir kaynak niteliği taşıyor.
Bu kitap, yeni medya çağında yanlış bilgilerin yayılma dinamiklerini ele alıyor. Özellikle sosyal medya platformlarının, komplo teorileri ve bilimsel inkar bağlamında nasıl bir rol oynadığına odaklanıyor. Yazar, modern iletişim araçlarının, bilgi kirliliğine zemin hazırladığını ve bu durumun toplum üzerindeki etkilerini irdeleyerek, bireylerin doğru bilgiye ulaşmalarının önündeki engelleri sorguluyor. Bu bağlamda, medya okuryazarlığına olan ihtiyacı vurgulayan Keskin, okuyucuları bu karmaşık yapı içerisinde düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Yanlış bilginin yayılmasının toplumsal ve bireysel sonuçları üzerine derinlemesine bir analiz sunarak, okuyucunun eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor.
Bu kitapta belirgin bir karakter yok, zira kurgu eser olmaktan ziyade bir inceleme çalışmasıdır. Ancak yazar Elif Karakoç Keskin, kendi bakış açısını ve deneyimlerini okuyucuya aktaran bir rehber gibi işlev görüyor. Keskin, medya çalışmaları alanındaki uzmanlığıyla, okuyucuları bilgilendirmeyi ve bilinçlendirmeyi hedefliyor. Onun bilgisi, gözlemleri ve analizleri, okuyucuların yanlış bilgi ve komplo teorileri karşısında daha donanımlı hale gelmelerine katkıda bulunuyor. Elif Karakoç Keskin’in yaklaşımı, okuyucunun eleştirel düşünme ve medya okuryazarlığı konusundaki algısını derinleştiriyor.
Kitap, yanlış bilgi ve komplo teorileri bağlamında bireylerin psikolojik motivasyonlarını irdeleyerek, bu durumun ardındaki inanç sistemlerini anlamaya çalışıyor. İnsanlar genellikle belirsizlik ve kaygı hissettiklerinde, bu duyguları azaltmak için komplo teorilerine yönelirler. Keskin, bireylerin, güven arayışları ve toplumsal aidiyet hisleri doğrultusunda yanlış bilgilere nasıl yöneldiklerini analiz ediyor. Ayrıca, sosyal medya ortamlarının, bireylerin duygusal durumlarını nasıl etkilediği ve bu etkilerin karar verme süreçlerine nasıl yansıdığı üzerinde duruyor. Yanlış bilgiye karşı duyulan ilgi, bireylerin kendilerini daha güvende hissetme arzusuyla ilişkilendirilebilir. Keskin, bu psikolojik dinamiklerin, yanlış bilgilere karşı daha dirençli bireyler yetiştirmek için nasıl ele alınması gerektiğini tartışıyor.
Keskin'in eseri, bilgi ve gerçeklik kavramlarına dair derin bir felsefi sorgulama sunuyor. Yanlış bilginin yayıldığı bir ortamda, bilgiye ulaşmanın ve onu değerlendirebilmenin zorlukları öne çıkıyor. Felsefi açıdan bakıldığında, gerçeklik algısının nasıl inşa edildiği ve bu inşanın bireyler üzerindeki etkileri üzerine düşünmemizi sağlıyor. Bilgi, güçtür; fakat bu gücün, yanlış bilgiyle nasıl şekillendiği ve bireylerin bu gücün dışında kalma korkusuyla nasıl yönlendirilip manipüle edildiği tartışılıyor. Keskin, bu bağlamda bilgi etiği, medya etiği ve bireylerin sorumlu bilgi tüketimi üzerine felsefi bir çerçeve sunarak, okuyucuların eleştirel bir bakış açısıyla düşünmelerine olanak tanıyor.
Elif Karakoç Keskin'in çalışması, tarihsel bağlamda bilgi ve iletişim teknolojilerinin evrimini de gözler önüne seriyor. Gazetecilikten dijital medya devrimine geçildiği süreçte, bilgi akışının nasıl hızlandığı ve bu hızın, yanlış bilgilerin yayılmasındaki rolü araştırılıyor. Ayrıca, geçmişteki komplo teorileri ile günümüzdeki internet ortamındaki benzerlikler ve farklılıklara dikkat çekiliyor. Keskin, tarihsel örneklerle, yanlış bilginin insanlık tarihi boyunca nasıl var olduğu ve toplumları nasıl etkilediği üzerine bir perspektif sunuyor. Bu bağlamda, medya ve iletişim tarihinin, bireylerin bilgiye erişimlerini nasıl şekillendirdiği ve bu süreçteki toplumsal dinamikler analiz ediliyor.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Yeni medya ortamında yanlış bilgiyle nasıl başa çıkabiliriz ve bu konuda bireysel sorumluluğumuz ne olmalıdır?
Yeni medya ortamında yanlış bilgiyle nasıl başa çıkabiliriz ve bu konuda bireysel sorumluluğumuz ne olmalıdır?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Yıldıray Kesgin'in Litopya kataloğunda 2 kitabı bulunuyor. Kitapları 2022-2023 yılları arasında KRİTER BASIM YAYIN DAĞITIM etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 231 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak İletişim-Medya kategorisinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkarı” (okur puanı 8.62). Kitabın tanıtımından: “İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması…” Litopya okurları bu kitaplara 18 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.11.
Yıldıray Kesgin sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri