Yetimlerle ilgili bu araştırmayı yapmaya niyetlendiğimde bir anda her yerden önümüzdeki yıl için yetim temalı akademik etkinlik ve program mesajları gelmeye başladı. Ertesi yıl 6 Şubat depremi gerçekleşti ve programlar iptal edildi. On binlerce çocuk deprem nedeniyle yersiz-yurtsuz, yetim ve öksüz kalmıştı. Çalışmayı tamamlamak üzereyken Gazze’deki olaylar patlak verdi ve ardından kıyım başladı. 21. yüzyılda bütün insanlığın gözleri önünde büyük bir vahşet ve soykırım yaşanıyordu. Ne yazık ki bu büyük trajedide şimdiden binlerce çocuk yetim ve öksüz kaldı. Her yıl yüzbinlerce çocuk maalesef çeşitli sebeplerle anne ve/veya babasını kaybetmektedir. Yetim demek, özel bir gönderimdir. “Yetim”, bizim inancımızı ve insanlığımızı test eder. O biricik, tek ve değerli olanın insanlar ve vicdanlar arasında kaybolması, silinmesi demektir bazen. Bazen Peygamberin aziz hatırası, bazen de kutsanmışlığın diğer adıdır. Yetimlerin varoluşsal ve psikolojik açıdan dini duygu ve yaşantılarına odaklanan bu çalışmada yetişkinlikten yetimliğe bakmaya ve onların hayatını anlamaya gayret ettim.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Yetim Varoluş ve Din Psikolojisi Açısından Nitel Bir Araştırma, yetim olmanın birey üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yazar Nimet Ferah, bu çalışmasında, din psikolojisi çerçevesinde yetimlerin yaşadığı psikolojik ve sosyal zorlukları incelemekte; aynı zamanda İslam dininin bu durumdaki rolleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Kitap, bireylerin yalnızlık ve dışlanma hissi gibi duyguları ile yetimlik durumunun ruhsal sağlık üzerindeki etkilerini ortaya koyarken, İslam'ın bu süreçte sağladığı manevi destekleri de detaylandırmaktadır. Araştırma, nitel bir yaklaşım benimseyerek, yetimlerin yaşadığı deneyimleri ve bunların din psikolojisiyle olan ilişkisini derinlemesine anlamaya çalışmaktadır. Sonuç olarak, eser, hem akademik bir çalışma hem de toplumun bu konudaki farkındalığını artırmayı hedefleyen bir rehber niteliğindedir.
Bu eser, yetim olmanın psikolojik ve dini boyutlarını derinlemesine incelemektedir. Yazar, bireylerin kayıpları sonrası yaşadıkları yalnızlık ve dışlanma duygularını ele alırken, İslam'ın bu konudaki yaklaşımını da tartışmaktadır. Yetimlerin yaşadığı duygusal zorluklar, toplumsal kabul ve dinin birey üzerindeki etkileri, kitapta önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca, din psikolojisi perspektifinden yapılan değerlendirmeler, bireylerin ruhsal durumları ve inançları arasındaki ilişkiyi açığa çıkarmaktadır. Bu bağlamda, yetimliğin sadece bir sosyal durum değil, aynı zamanda derin bir varoluşsal mesele olduğu vurgulanmaktadır.
Kitapta belirli bir karakter analizi yapılmamış olsa da, evrensel bir kavram olarak yetimlik üzerinden bireylerin içsel yolculukları ve toplumla olan ilişkileri incelenmektedir. Yazar, yetimlerin yaşadığı duygusal çatışmaları, toplumun onlara yaklaşımını ve İslam'ın sağladığı destek mekanizmalarını derinlemesine analiz eder. Dolayısıyla, karakterler üzerinden değil, daha çok bireylerin yaşadığı deneyimlerle ve bu deneyimlerin ruhsal yansımalarıyla ilgilenilmektedir.
Kitap, yetim olmanın getirdiği psikolojik yükleri ve dinin bu süreçteki rolünü irdelemektedir. Yetimlerin yaşadığı yalnızlık, kayıplarının ardından gelişen ruhsal bozukluklar ve toplumsal dışlanma, bireylerin psikolojik durumları üzerinde derin etkilere yol açmaktadır. Din, bu süreçte bir teselli kaynağı olarak öne çıkmakta, inanç ve ibadet pratikleri, bireylerin bu zorlu süreci aşmalarında bir zemin oluşturmaktadır. Din psikolojisi perspektifinden bakıldığında, bireylerin manevi inançları ve destek mekanizmaları, ruhsal iyilik hallerine katkı sağlamakta ve kayıplarla başa çıkmalarında önemli bir araç işlevi görmektedir.
Eserde, yetimlik olgusu üzerinden varoluşsal bir sorgulama yapılmaktadır. Yetimlik, sadece bir sosyal kimlik değil, bireyin varoluşuna dair derin bir sorgulama alanıdır. Bu bağlamda, kitabın felsefi derinliği, insanın yalnızlığı, aidiyet duygusu ve inanç sistemleri ile olan ilişkisini irdelemektedir. Yazar, İslam'ın sunduğu manevi perspektifin, bireylerin varoluşsal sorgulamalarında nasıl bir rehberlik sağladığını tartışarak, dinin varoluşsal bir anlam arayışındaki önemini vurgulamaktadır.
Kitap, İslam tarihindeki yetimlik olgusunu da ele alarak, bu konudaki tarihsel bağlamı sunmaktadır. İslam toplumlarında yetimlerin korunması ve desteklenmesi konusunda tarihsel uygulamalar, dini metinler ve sosyal normlar üzerinden analiz edilmektedir. Yazar, İslam'ın yetimlere yönelik yaklaşımının, tarihsel süreçte nasıl şekillendiğini ve toplumlar üzerindeki etkilerini incelemektedir. Bu çerçevede, tarihsel perspektif, günümüzdeki yetimlik olgusunu anlamada kritik bir rol oynamaktadır.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Nimet Ferah'ın Litopya kataloğunda 2 kitabı bulunuyor. Kitapları 2019-2023 yılları arasında İLAHİYAT KİTAP, MARMARA AKADEMİ YAYINLARI etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 206 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Araştırma-İnceleme ve Din kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Yetim Varoluş ve Din Psikolojisi Açısından Nitel Bir Araştırma” (okur puanı 9.63). Kitabın tanıtımından: “Yetimlerle ilgili bu araştırmayı yapmaya niyetlendiğimde bir anda her yerden önümüzdeki yıl için yetim temalı akademik etkinlik ve program mesajları gelmeye başladı. Ertesi yıl 6 Şubat depremi gerçekleşti ve programlar iptal…” Litopya okurları bu kitaplara 11 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 9.31.
Nimet Ferah sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri