Sessizliğin Dili Çok Güzel, Ama...
Taşkın'ın cümlelerinde zaman gerçekten de donuyor—özellikle çocukluk anılarını anlatırken kullandığı kırık, nefes nefese yazı tarzı beni derinden etkiledi, sanki kendi belleğimin içine düşmüş gibi hissettim. Ama itiraf etmeliyim ki kitabın ikinci yarısında bu hassas dil biraz dağılıyor; anlatımı daha açık, daha düz hale geliyor ve o ilk bölümlerde hissettiğim elektrik kayboluyor—yazarın o çok kişisel, neredeyse şiirsel sesini özledim.






