Bıçak Gibi Keskin Ama Yorucu
Zilif'i okurken sanki birinin göğsüne yazılmış bir mektup okuduğum hissine kapıldım — her satır bir baskı, her cümle bir çığlık gibi geliyor. Aruoba'nın bu 'mürekkep = kan' şeyi gerçekten ciddiye aldığını hissediyorsun, metni okurken fiziksel bir rahatsızlık var. Ama açıkçası bazı yerlerde bu yoğunluk beni çok yordu, sanki yazarla beraber nefes almakta güçlük çektim — güzel bir şey, ama tüm kitap boyunca bu tempoda kalmak biraz eziyor. Yine de bana kalan şey, okuduğum bir metin değil, içimde kalan bir yara gibi hissediliyor.












