“"Hepimiz kör köpekler gibi yaşıyoruz. Ne işe yarar bilmiyoruz? Tanrıdan da şeytandan da yüz bulamayız biz! Biz ne biçim Tanrı kullarıyız? "”— Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki
Biyografi ve otobiyografi, bireylerin hayatlarını, başarılarını ve deneyimlerini anlatan edebi türlerdir. Tarih boyunca, önemli şahsiyetlerin yaşam öyküleri, toplumların kültürel hafızasını oluşturmuş ve bireyler üzerinde ilham verici etkiler bırakmıştır. Klasik örnekler arasında Plutarkhos'un "Hayatlar"ı, Rousseau'nun "İtiraflar"ı ve daha yakın dönemde Frank McCourt'un "Angela'nın Ashes"i gibi eserler bulunmaktadır. Bu tür, okuyucuya sadece bir kişinin hayat hikayesini sunmakla kalmaz; aynı zamanda dönemin sosyal, politik ve kültürel bağlamını da gözler önüne serer. Biyografi ve otobiyografi, özellikle hayata dair derin bir anlayış arayan ve ilham almak isteyen okuyucular için idealdir. Kendi yaşam yolculuklarıyla bağlantı kurmak isteyen, insan ruhunun derinliklerine inmek isteyen bireyler bu eserlerde kendilerine pek çok şey bulabilirler. Ayrıca, bu türler, genel olarak meraklı, öğrenmeye açık ve geçmişe ilgi duyan okuyucu profiline hitap eder; çünkü bireylerin hayat hikayeleri, evrensel temalarla birleşerek, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği evrensel bir dil oluşturur.

“"Hepimiz kör köpekler gibi yaşıyoruz. Ne işe yarar bilmiyoruz? Tanrıdan da şeytandan da yüz bulamayız biz! Biz ne biçim Tanrı kullarıyız? "”— Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki
“– önemli olan para kazanmak değil muhteşem şeyler yaratmaktı, tarihin ve insan bilincinin akışına elimden geldiğince katkıda bulunmaktı.”— Steve Jobs (Özel Baskı), Walter Isaacson
“Aile; kendini, kendine saklayan, iç dinamiklerini sessizce halleden ve gerçekte evin içinde ne yaşandığı bilinmeyen bir topluluktur.”— Ayrton Senna: Zaman Geçtikçe, Christopher Hilton
“Seyahat ediniz, sıhhat bulunuz”— Sahaflar Şeyhi Muzaffer Ozak Kitabı, Betül Işıkçeviren
“Öleceğinizi anımsamak, kaybedecek bir şeyiniz olduğu yanılgısına düşmekten kurtulmanın en iyi yoludur.”— Steve Jobs (Özel Baskı), Walter Isaacson
“Styrmon Nehri bölgesine gönderilen 10.000 Atinalı yerleşimcinin kısa süre önce Trakyalılarca yok edilmiş olması, Atina'nın demografisi ve ekonomisinde önemli bir kayıp anlamına geliyordu.”— Perikles, Thomas R. Martin
“♧Sedefkar Mehmed Ağa'nın en önemli mimari eseri hiç şüphesiz, inşaatı 11 yıl süren Sultan Ahmed Camii ve Külliyesidir. ♧1609'da caminin temeline ilk kazmayı Sultan Ahmed Han vurur. (Bu kazma bugün, Topkapı Sarayı Müzesi'…”— Osmanlı Dahileri, Osman Doğan
“Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karan- -lıklar aydın- -lığa..”— Nazım Hikmet Ran, Olcay Koçak
“Şiir, insan ruhu hakkında günümüz psikolojisinden daha çok şey söyler. Ruhu açığa çıkaranlar niçin psikologlardan çok şairlerdir? Niçin Freud ve Jung değil de Sheakespeare' dır? Şairler, insanlığın hassas antenleridir.”— Bilge Aliya, Osman Arslan (s. 84)
“Başlangıcında olduğu gibi insanın hayatının sonu da çok sıradandır: ölürsün.”— İşitiyor musun Memet?, Sibel Oral (s. 24)
“"Zaman masumiyetimizi, katıksız neşemizi, mızıkçılıklarımızı, oyunbazlıklarımızı, kimimizin annesini, kimimizin babasını silerek geçip gidiyordu. Bu muydu hayat? Bu kadar acımasız mıydı?"”— Hayat, Ayşe Kulin
“"Kitaplığım benim krallığımdır."”— Montaigne, Stefan Zweig
“Sınavı kazanmıştım, fakat atanmam engellenmişti. Çok üzülmüştüm. Yerlerinde anlatacağım üzere daha sonra Kayseri ve Konya'da açılan yardımcı doçentlik kadrolarına başvurularım da sonuçsuz kalmıştı. Bunlara da üzülmüştüm.…”— Suyun Üstünde Kalanlar Taşlıçay'dan İsam'a, Ahmet Özel (s. 114)
“Gönlümle baş başa düşündüm demin; Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin.”— Nazım Hikmet Ran, Olcay Koçak
“Yaşamadan farklı bir pencereden bakmıyor insan. Pencereye kar yağması gerekiyor. Rüzgarın uğuldayıp hep içeriye girmesi gerekiyor. Yine de bütün olanlara rağmen şapkasını önüne eğip düşünemiyorsa insan yapacak bir şey ka…”— Nilüfer, Semih Çar
“Sorumluluk bir zincir gibi sallanıyordu boyunlarında. Bunun için doğuyor, okullara gidiyor ve iş sahibi oluyorlardı. Bir zincir için.”— J. D. Salinger - Ben Bu Dünyadayım Ama Bu Dünyadan Değilim, Devrim Horlu (s. 16)
“Kaçmak, korkakların işidir.”— Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar (s. 197)
“"Hepimiz kör köpekler gibi yaşıyoruz. Ne işe yarar bilmiyoruz? Tanrıdan da şeytandan da yüz bulamayız biz! Biz ne biçim Tanrı kullarıyız? "”— Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki
“Ben sabırlı bir adamımdır ama dik de dururum. Şimdi dik durma uzmanları var tabii, onlar kadar dik duramam.”— Başıma Gelenler..., Prof. Dr. Salih Tuğ (s. 165)
“Siz hiç eğilerek yıldızlara bakan birini gördünüz mü? Yıldızlara bakanların başı hep dik durur.”— Bilge Aliya, Osman Arslan (s. 11)