““Yalnız, benim omuzlarımın bunca ağır yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek.””— Theo'ya Mektuplar, Vincent Van Gogh (s. 232)
Mektup türü, edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir ve hem kişisel hem de toplumsal meseleleri ele almanın etkili bir yolunu sunar. Antik dönemlerden günümüze kadar uzanan bu tür, yazarların düşüncelerini, duygularını ve gözlemlerini doğrudan bir muhataba iletmek için kullandığı bir formdur. Klasik örneklerden biri olan "Goethe'nin Genç Werther'i" mektuplarla ilerlerken, Flaubert'in "Madame Bovary"sinde de mektup, karakterin içsel çatışmalarını derinlemesine anlamamıza yardımcı olur. Bu tür, sadece bireysel hikayeler sunmakla kalmaz, aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel yapısını da gözler önüne serer. Mektup türü, özellikle duygusal derinlik arayan ve insan ilişkilerine ilgi duyan okuyucular için son derece çekicidir. Okuyucular, mektuplar aracılığıyla yazarın iç dünyasına adım atar ve zamanla kurulan samimi bir bağ sayesinde, karakterlerin yaşadığı duygusal evrimi daha yakından takip eder. Bu tür, günümüzde de bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerinden biri olduğu için, hem klasik hem de modern örnekleri ile edebiyat severler için vazgeçilmez bir okuma deneyimi sunar.

““Yalnız, benim omuzlarımın bunca ağır yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek.””— Theo'ya Mektuplar, Vincent Van Gogh (s. 232)
“Çok istedim. Olmadı. Zaten çok istediğim hiçbir şey olmuyor.”— Her Şeyin Sonundayım, Ferit Edgü (s. 87)
“Özgür irademiz sandığımız şey, aslında genlerimizin belirlediği içgüdülerimizden ve çevremizin koşullandırdığı alışkanlıklarımızdan ibaret değil midir?”— Kızlarıma Mektuplar Yaşamdan Satırbaşları, Emre Kongar (s. 31)
“-Aysel gitti. +Onun için mi üzgünsün? -Yoo. +Döner herhalde. Üzülme ne olursun. -Dönse de fark etmez. +Neden? -Artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. Bir kere gitti mi gitti...”— Aysel, Halit Ertuğrul
“️Hiç bir şey eskisi gibi değildi artık. Neden mi? Çünkü eskisi gibi gülemiyorum, hiçbir şeyden tat alamıyorum , çok çabuk yoruluyorum. Böyle olmaktan da yoruldum; mutlu gibi görünmekten , güçlü olmaktan...”— Kızıl Peruk, Sevinç Ergin
“Sırnaşık bir sessizliğin içinde seviyordum seni Almenya. Bunu yüksek sesle söylemedim hiçbir zaman; söylesem bozulacakmış gibi gelirdi. Bazı duygular vardır; dile gelince hafifler, yerini kaybeder. ...”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“" Ben yalnızca iflah olmaz bir romantik ve bir idealist değil, aynı zamanda katı bir gerçekçi ve soğuk bir mantıkçıyım. "”— Kızlarıma Mektuplar Yaşamdan Satırbaşları, Emre Kongar
“"..her şeyin bir sonu olmaz mı ?? Gece sona erer , gündüz sona erer , ay öyle , yıl öyle.."”— Şehir Mektupları, Ahmet Rasim
“Beni yakanlar kendileri de yandılar”— Kağıtlar, Nilgün Marmara (s. 135)
“".. Yanlış şehirde , doğru İnsanlarla .."...”— Şehir Mektupları, Ahmet Rasim
“Eski zamanlara kapılıp gidiyorum, hem insani ilişkileri hem de düşünme tarzını..”— Felice'ye Mektuplar, Franz Kafka (s. 237)
“Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak.”— Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke
“Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka0
“Ne kadar isterdim dönmek O eski günlere”— Ophelia'ya Mektuplar, Fernando Pessoa (s. 13)
“Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka
“Yakında seksen iki yaşında olacaksın. Boyun altı santim kısaldı, olsa olsa kırk beş kilosun ve hâlâ güzel çekici, arzu uyandırıcısın. Elli sekiz yıldır birlikte yaşıyoruz ve ben seni her zamankinden çok seviyorum.”— Son Mektup Bir Aşk Hikayesi, Alev Özgüner (s. 11)
“"İnsan insana , yüreği kadar yakındır. Mesafelerin hükmü yoktur..."”— Cemal Süreya'ya Mektuplar, Ahmed Arif
“Bir sen varsın içimde. İçimdeki yerin, kalbimle beraber Allah'a dönük.”— Hena, Oğuzhan Asım Güneş
“Bütün kitaplarda seni okumak varmış.”— Aşka Dair Nesirler, Ümit Yaşar Oğuzcan (s. 155)
“Milyonlarca kalbin çarptığı bir şehirde yapayalnızdım.”— Aşka Dair Nesirler, Ümit Yaşar Oğuzcan (s. 179)