“••• “Ve bir unutuşa nasıl sığıyor her şey Benimse kalbim tökezliyor” •••”— Barbar ve Şehla, Ahmet Telli (s. 84)
Şiir, edebiyatın en eski ve en etkileyici türlerinden biridir. Tarihi, sözlü geleneklere ve antik uygarlıklara kadar uzanır; Homer’in "İlyada" ve "Odysseia" gibi eserleri, şiirin ilk örneklerini temsil eder. Klasik dönemden günümüze, şiir birçok biçim ve tema ile şekillenmiştir. Shakespeare’in soneleri, Nazım Hikmet’in toplumcu şiirleri ya da Orhan Veli’nin serbest şiir anlayışı gibi farklı yaklaşımlar, bu türün ne denli geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir. Şiir, dilin en yoğun ve estetik kullanımını sunar; okuyucuya duygu, düşünce ve hayal dünyasında derin bir yolculuk yapma imkanı tanır. Okuyucu profiline baktığımızda, şiir genellikle derin düşünmeyi, hayal gücünü ve duygu yoğunluğunu seven bireyler tarafından tercih edilir. Şiir, kelimelerin ritmi ve müzikalitesiyle, okuyucuyu farklı bir evrene taşır. Duygusal deneyimlerin yoğunluğu, insan ilişkileri ve doğa gibi evrensel temalar, şiiri sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline getirir. Şiir okuma alışkanlığı olan bireyler, genellikle dünyayı farklı bir perspektiften görmeyi arzular ve kelimelerle oynayan, derin anlamlar arayan yazarlara ilgi duyarlar. Bu nedenle, şiir kategorisi, zihinlerini ve kalplerini açmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

“••• “Ve bir unutuşa nasıl sığıyor her şey Benimse kalbim tökezliyor” •••”— Barbar ve Şehla, Ahmet Telli (s. 84)
“Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?”— Toplu Şiirler-2 / Şükrü Erbaş, Şükrü Erbaş
““Plehanov’un sanatı propaganda aracı olarak saymayan tutumu, devletin sanatçıya yol göstermesine karşı oluşu 1930’lardan sonra Marksistlerin ona cephe almasına yol açmıştır.””— Başlangıçtan günümüze Türk edebiyatında tür ve şekil bilgisi, Mehmet Aça (s. 11)
“¶¶ Umudum her zaman bakidir amma, Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. ¶¶”— Dosta Doğru / Bütün Şiirleri 4, Abdurrahim Karakoç
“• Sessiz değilsin; büyük bir gürültünün içindesin,duymuyorlar... •”— Toplu Şiirler / İlhan Berk, İlhan Berk
“Kaçmak, korkakların işidir.”— Bozkırda bir atlı, Necati Cumalı (s. 197)
“İçim sevdalı, Dışım yoksul, [object Object]”— Bu Yalnızlık Benim / Toplu Şiirler (1951-1984), Metin Eloğlu (s. 581)
“sarılmaya geldim sana ama gördüm ki kuru bir dalsın”— Rüzgar Bizi Götürecek - Toplu Şiirler, Makbule Aras Eyvazi
“Sevmek, öğrenmekle başlar. İnsan bilmediği şeye karşı önce tedirginlik ve antipati duygularıyla yaklaşır.”— Divan edebiyatı, İskender Pala
“Basamaklar… Hep daha yukarısı. Daha fazlası. İnsanların o bitmek bilmeyen tırmanma arzusu… Ben bazen sadece bu amansız telaşın sonunu merak ediyorum.”— Halk türküleri, Cahit Öztelli (s. 50)
“Her evde kutsal kitaplar asılıydı Okuyan kimseyi göremedim. Okusa da anlayanı görmedim.”— Hızırla Kırk Saat Şiirler -III, Sezai Karakoç (s. 7)
“Bugünden yarına kavuşman mümkün değil. Yarını düşünmen sevdadan başka bir şey değil. Zâyi etme şu ânı, uyanıksa gönlün eğer Geri kalan ömrünün miktarı belli değil.”— Hayyam'ın Teraneleri, Sadık Hidayet
““Yeter bir nicelik olmadan bir niteliği sağlamak, yani, önbilgi ve yeterlikler olmadan, hayatın sanata dönüşmesini sağlamak olanaksızdır.””— Şiiri düzde kuşatmak, Gülten Akın Cankoçak (s. 65)
“Seherde açılan güllerde midir? Yahud efgan eden dillerde midir? Akas suda esen yelerde midir? Haber ver bize canan ellerinden.”— Niyazi-i Mısri Divanı, Kenan Erdoğan (s. 286)
“Eskiden insanlar bu topraklarda sıtmayla boğuşurken bile bir “yarın” umudu taşırlardı.”— Başaklar gebe, Necati Cumalı (s. 6)
“Sen benim göklerimin kuşu değilsin”— Bütün Şiirleri 1 / Aziz Nesin, Aziz Nesin (s. 121)
“Yitirmek için mi buldum seni ben...”— Sonrası kalır, Edip Cansever (s. 556)
“Gözyaşı dökmeyi öğrenmeden önce Serdim orta yere bütün hazinelerimi Onlar gibi bilge olmayacak mıyız biz de Aşkın bir günlük ömrü olsa da?”— Oda Müziği / Bütün Şiirleri (Karton Kapak), James Joyce
“Gölgesinde otur amma Yaprak senden incinmesin. Temizlen de gir mezara Toprak senden incinmesin.”— Yasaklı Rüyalar / Bütün Şiirleri 8, Abdurrahim Karakoç (s. 41)
“Fermân-ı aşka cân ile var inkiyâdumuz Hükm-i kazâya zerre yok inâdumuz Baş egmezüz edâniye dünyâ-yı dün için Allahadur tevekkelümüz i’timadumuz.”— Baki Divanı, Sabahattin Küçük (s. 218)