“Gülümsüyorsun, gülümsüyorum. Bu kıyamet dışımızda koptu, tek seyircisi biziz.”— Narla İncire Gazel, Bilge Karasu
Şiir, edebiyatın en eski ve en etkileyici türlerinden biridir. Tarihi, sözlü geleneklere ve antik uygarlıklara kadar uzanır; Homer’in "İlyada" ve "Odysseia" gibi eserleri, şiirin ilk örneklerini temsil eder. Klasik dönemden günümüze, şiir birçok biçim ve tema ile şekillenmiştir. Shakespeare’in soneleri, Nazım Hikmet’in toplumcu şiirleri ya da Orhan Veli’nin serbest şiir anlayışı gibi farklı yaklaşımlar, bu türün ne denli geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir. Şiir, dilin en yoğun ve estetik kullanımını sunar; okuyucuya duygu, düşünce ve hayal dünyasında derin bir yolculuk yapma imkanı tanır. Okuyucu profiline baktığımızda, şiir genellikle derin düşünmeyi, hayal gücünü ve duygu yoğunluğunu seven bireyler tarafından tercih edilir. Şiir, kelimelerin ritmi ve müzikalitesiyle, okuyucuyu farklı bir evrene taşır. Duygusal deneyimlerin yoğunluğu, insan ilişkileri ve doğa gibi evrensel temalar, şiiri sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline getirir. Şiir okuma alışkanlığı olan bireyler, genellikle dünyayı farklı bir perspektiften görmeyi arzular ve kelimelerle oynayan, derin anlamlar arayan yazarlara ilgi duyarlar. Bu nedenle, şiir kategorisi, zihinlerini ve kalplerini açmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

“Gülümsüyorsun, gülümsüyorum. Bu kıyamet dışımızda koptu, tek seyircisi biziz.”— Narla İncire Gazel, Bilge Karasu
“Gönlüme sevdanın güneşi doğdu Şüphe iklimimi ışığa boğdu. İlk yagmurum "kalu bela" da yağdı Bulandım, duruldum doğmadan önce.”— Yasaklı Rüyalar / Bütün Şiirleri 8, Abdurrahim Karakoç (s. 82)
“***** Başımla gönlümü edemedim eş Biri yüz yaşında biri yirmi beş Celâl Sâhir *****”— Bilgelikler Divanı, N. Ahmet Özalp (s. 319)
““Saçlarına düşer aklar sonra, ah yakışıklı delikanlı başlar kırışıklıklar, bedenini yakar kurutur. Besle zihnini, yaşasın ebediyete, kat sonra bunu güzelliğine…””— Aşk Sanatı (Karton Kapak), Ovidius (s. 44)
“Durumumuz bu, yükselmekte ve alçalmakta. Başıboş sandalız, alçaldığında batıyoruz boğulmadan yükseldiğinde çöküş başlıyor...”— Tuhaf Bir Erkek, Leylâ Erbil (s. 39)
“Şiir şairin neresinden çıktıysa okuyucunun da orasına ulaşır.”— Şiir Okuma Kılavuzu, İsmet Özel (s. 257)
“Şiirdir söylenir,yazdır biter,kadındır gider.”— 40 Şiir ve Bir..., Haydar Ergülen (s. 40)
“Duygularınızı nasıl ifade edeceğinizi ve bunları diğer insanlarla nasıl paylaşacağınızı biliyor gibisiniz. Korkarım benim yeteneğim bunun tam zıttı; her şeyi içimde tutma konusunda yetenekliyim.”— Şiirimin Her Kelimesi, Tamara Ireland Stone (s. 117)
“Gerçekten, yaşıyor muyum acaba?”— Şiirimiz Mor Külhanidir Abiler - Seçme Şiirler, Ece Ayhan (s. 43)
“Filhakika şiir ne kadar tabiî olursa o kadar güzel olur. | Recaizade Mahmut Ekrem”— Servet-i Fünûn şiir estetiği, Hasan Akay
“...Sonsuzluk güneşleri arasında huzurlu bir iskeledir güzelliğin sitemin yenilgisidir bakışın ve gözlerin yarının yepyeni bir gün olacağını söylüyor.”— Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor, Ahmed Şamlu (s. 13)
“Terketmedi sevdan beni,, Aç kaldım,, susuz kaldım,, Hayın,, karanlıktı gece,, Can garip,, can suskun,, Can paramparça.. Ve ellerim,, kelepçede,, Tütünsüz,, uykusuz kaldım,, Terketmedi sevdan beni.. Ahmed Arif”— 20- yuzyil Turk siiri antolojisi, Ilhami Soysal (s. 293)
“Biz olmayan insanlarız...”— Umutsuzlar parkı, Edip Cansever (s. 38)
““Eh, böyle sevdasız yaşamak da zor.””— Yatar Bursa Kalesinde, Nazım Hikmet (s. 179)
“Eğlenmenin tanımı yaşa göre değişir.”— Çöl Şiirleri, Hilmi Yavuz (s. 98)
“İçimi kemiren soruların dişlerini söküp atacak gücüm yok benim”— Doğu-Batı Divanı, Enis Batur (s. 298)
““Seslen bana. Senin sesin güzel. Senin sesin o acayip bitkinin yeşili. Hüznün sonsuz içtenliğinde yeşeren.””— Sekiz Kitap / Bütün Şiirleri, Sohrab Sepehri (s. 254)
“Konuşanlar: 'İyisin di mi?'”— Ariel ve Seçme Şiirler, Sylvia Plath
“Basamaklar… Hep daha yukarısı. Daha fazlası. İnsanların o bitmek bilmeyen tırmanma arzusu… Ben bazen sadece bu amansız telaşın sonunu merak ediyorum.”— Şiirler / Mayakovski, Vladimir Mayakovski
“Sen, benim geç kalışlarıma umudumsun…”— Suları Islatamadım / Bütün Şiirleri 3, Abdurrahim Karakoç (s. 30)