“Sen, benim geç kalışlarıma umudumsun…”— Şiirin Tozu, Şafak Çelik (s. 30)
Şiir, edebiyatın en eski ve en etkileyici türlerinden biridir. Tarihi, sözlü geleneklere ve antik uygarlıklara kadar uzanır; Homer’in "İlyada" ve "Odysseia" gibi eserleri, şiirin ilk örneklerini temsil eder. Klasik dönemden günümüze, şiir birçok biçim ve tema ile şekillenmiştir. Shakespeare’in soneleri, Nazım Hikmet’in toplumcu şiirleri ya da Orhan Veli’nin serbest şiir anlayışı gibi farklı yaklaşımlar, bu türün ne denli geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir. Şiir, dilin en yoğun ve estetik kullanımını sunar; okuyucuya duygu, düşünce ve hayal dünyasında derin bir yolculuk yapma imkanı tanır. Okuyucu profiline baktığımızda, şiir genellikle derin düşünmeyi, hayal gücünü ve duygu yoğunluğunu seven bireyler tarafından tercih edilir. Şiir, kelimelerin ritmi ve müzikalitesiyle, okuyucuyu farklı bir evrene taşır. Duygusal deneyimlerin yoğunluğu, insan ilişkileri ve doğa gibi evrensel temalar, şiiri sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline getirir. Şiir okuma alışkanlığı olan bireyler, genellikle dünyayı farklı bir perspektiften görmeyi arzular ve kelimelerle oynayan, derin anlamlar arayan yazarlara ilgi duyarlar. Bu nedenle, şiir kategorisi, zihinlerini ve kalplerini açmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

“Sen, benim geç kalışlarıma umudumsun…”— Şiirin Tozu, Şafak Çelik (s. 30)
“İnsan zihni, kendi yarattığı yalanlara inanma konusunda ustadır.”— Şiirin Tozu, Şafak Çelik (s. 7)
“"Bana dilimi bilen kuşlar gönder tanrım ya da öğret kuşların dilini"”— Aramızdan Hayat Geçti / Toplu Şiirler, Çiğdem Sezer
“¶¶ geriye kalan , sadece yalnızlıklardır... ¶¶”— Büyü'sün, Yaz!/Toplu Şiirler (1969-2005), Hilmi Yavuz
“Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!”— 835 Satır, Nazım Hikmet (s. 10)
“Şimdi yılgın, hiç olmadığım kadar ürkek, yavaş yavaş kendi dibime doğru batıyorum.”— Doğu-Batı Divanı, Enis Batur (s. 541)
““Bana vicdan ile din, hubb-ı beşer şöyle dedi: Menfaat nerde ise o tarafa yollanırız. Sen şifâbahş olacak sanma bu teşkilâtı, İlmi biz halkı uyuşturmak için kullanırız.””— Neyzen Tevfik, Seyit Kemal Karaalioğlu (s. 168)
““Sevmesin senden sonra beni kimseler..””— Bütün Şiirleri 2 / Makber-Ölü Hacle-Baladan Bir Ses, Abdülhak Hamid Tarhan (s. 139)
“"Devrim Devrim" diyerek herşeyi devirdiniz.”— Kan Yazısı / Bütün Şiirleri 2, Abdurrahim Karakoç (s. 114)
“Fakat sevmek, anlamak demek değil.”— 835 Satır, Nazım Hikmet (s. 204)
“Eğer seni bu yeryüzü unutursa, de ki sessiz duran toprağa: Ben akıyorum. Hızla akan suya da: Ben varım.”— Orpheus'a Soneler, Rainer Maria Rilke (s. 81)
“Yani şair, çağlarüstüdür; küresel bir kahramandır; âlemleri durmaksızın dolaşan evrensel bir gezgindir; tehlikelerden, uçurumlardan, iniş çıkışlardan asla korkmayan bir adamdır. Ruhu, inleyen ruhların saklı suskunluğunu…”— Servet-i Fünûn şiir estetiği, Hasan Akay
“Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm … Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan … Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bir elma ağacı … Çocuksun sen, çocuğumsun”— Everest Açıkhava 21 / Gidersen Yıkılır Bu Kent Seçme Şiirler, Kardelen Akçam (s. 12)
“Gözlerinde çırpınır akşamın alevleri”— Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı, Pablo Neruda (s. 29)
“• Hangi yollardan geçip de vardın gönlüme... •”— 100 Aşk Sonesi, Pablo Neruda
“Kendini bilen herkes için yalnızlık, arkasını dönünce başlardı.”— Toplu Şiirler-2 / Şükrü Erbaş, Şükrü Erbaş
“Kendini tanımak insanı tanımaya yeter; İnsanları tanımak için kendini onların yerine koymak gerekir.”— Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar (Ciltli), Stefan Zweig (s. 227)
“Bekliyoruz bakalım Dindirecek mi sahiden bu derin sızıyı da zaman efendi..”— Eksik Şiir, Sezen Aksu
“Günüm seninle başlasın istemiştim Çok değil ki…”— Bütün Şiirleri -1, Şükrü Erbaş (s. 82)
“Perişanım şimdi,mutlu oldun mu? Başını yastığa rahat koydun mu?”— Eksik Şiir, Sezen Aksu (s. 176)