“Geldi bulut, ağladı hüngür hüngür çayırlıklara; Yaşanamaz bu durumda olmadan gül renkli şarap.”— Hayyam'ın Teraneleri, Sadık Hidayet
Şiir, edebiyatın en eski ve en etkileyici türlerinden biridir. Tarihi, sözlü geleneklere ve antik uygarlıklara kadar uzanır; Homer’in "İlyada" ve "Odysseia" gibi eserleri, şiirin ilk örneklerini temsil eder. Klasik dönemden günümüze, şiir birçok biçim ve tema ile şekillenmiştir. Shakespeare’in soneleri, Nazım Hikmet’in toplumcu şiirleri ya da Orhan Veli’nin serbest şiir anlayışı gibi farklı yaklaşımlar, bu türün ne denli geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir. Şiir, dilin en yoğun ve estetik kullanımını sunar; okuyucuya duygu, düşünce ve hayal dünyasında derin bir yolculuk yapma imkanı tanır. Okuyucu profiline baktığımızda, şiir genellikle derin düşünmeyi, hayal gücünü ve duygu yoğunluğunu seven bireyler tarafından tercih edilir. Şiir, kelimelerin ritmi ve müzikalitesiyle, okuyucuyu farklı bir evrene taşır. Duygusal deneyimlerin yoğunluğu, insan ilişkileri ve doğa gibi evrensel temalar, şiiri sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline getirir. Şiir okuma alışkanlığı olan bireyler, genellikle dünyayı farklı bir perspektiften görmeyi arzular ve kelimelerle oynayan, derin anlamlar arayan yazarlara ilgi duyarlar. Bu nedenle, şiir kategorisi, zihinlerini ve kalplerini açmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

“Geldi bulut, ağladı hüngür hüngür çayırlıklara; Yaşanamaz bu durumda olmadan gül renkli şarap.”— Hayyam'ın Teraneleri, Sadık Hidayet
“Omuzumda sevda yükü Yollarda Seni aradım. Beste beste, türkü türkü Tellerde Seni aradım. Girdim yeşilden sarıya Sordum ölüye, diriye Çiçeği verdim arıya Ballarda Seni aradım.”— Suları Islatamadım / Bütün Şiirleri 3, Abdurrahim Karakoç (s. 50)
“"Tükenir elbet Gökte yıldız denizde kum tükenir Bu vatan bu topraklar cömert Kutsal bir ateşim ki ben sönmez İnanın Mustafa Kemaller tükenmez" HALİM YAĞCIOĞLU”— Atatürk şiirleri antolojisi, Muzaffer Reşit
“Çifter çifter koşan atlar aşkına Uçan kuşlar ve güvertesine konan ebabil Süt veren rengin tüm coğrafyası sığdı işte Gördün ki çoğun eşref-i mahlûkat elbisesini Yırttı attı üstünden çırıl çıplak Bekler oldu dağların ardın…”— Keşif Bedeli (Şiir), Yunus Emre Altuntaş (s. 17)
“Sanki bir akvaryumun içinde Yapayalnız kaldım da ben Yanımda başka akvaryumlar ve İçinde başka birileri”— Kirli Ağustos, Edip Cansever (s. 22)
“Ah, uzağa her şeyden. Ah, uzağa her şeyden. Ey kimsesiz! Yollara düşme saati şimdi.”— 20 Aşk Şiiri Ve Umutsuz Bir Şarkı( 9-D-19 ), Pablo Neruda
“Sen bana bakma ben senin baktığın yönde olurum”— Dokuza Kadar On, Özdemir Asaf
““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””— Orpheus'a Soneler, Rainer Maria Rilke
“Çiçekler koklasın parmaklarını..”— Dosta Doğru / Bütün Şiirleri 4, Abdurrahim Karakoç
“¶¶ Değmez bu bahiste geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı ¶¶”— Seçme şiirler, Nazım Hikmet
“İçim dışım aynı benim utanmam Pencereme tül bağladım azizim Düz yollarda düşer düşer usanmam Ben yarama gül bağladım azizim Bugün yine düşeyazdım gör hele Hep gülmeyip çelme kimden sor hele Mertlik gibi namertlikte merh…”— Sineğin Türküsü, Fazıl Özden (s. 41)
“Bekliyoruz bakalım Dindirecek mi sahiden bu derin sızıyı da zaman efendi..”— Eksik Şiir (2 Kitap), Sezen Aksu
“Bulmadım dünyada gönüle mekán Nerde bir gül bitse etrafı diken Yârde o ah bende bu baht var iken Hasret mahpus eder kara yer beni.”— İzahlı halk şiiri antolojisi, Pertev Nailı̂ Boratav
“" Ben yanmazsam, sen yanmazsan, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. "”— Henüz Vakit Varken Gülüm, Nazım Hikmet (s. 23)
“Bir gülü yetiştirmek için Yaratılmışız Şükür Tanrıya”— Hızırla Kırk Saat Şiirler -III, Sezai Karakoç
“. .. ❝Haritalar çiziyor ruhum Acının, utancın, hıncın ve hüznün haritalarını..❞ .. .”— Alınyazısı Saati Şiirler -IX, Sezai Karakoç
“Balzac, "Gerçek sanatçı çalışırken dinlenir, boş otururken yorulur" demiş.”— Notlar/ 1950 Öncesi Şiirler -Ziya İlhan'a Mektuplar, Kemal Tahir (s. 272)
“"Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana"”— Nedim Divan (1.hm), Nedim
“yaşamak yoktu artık ayakta kalmak vardı”— Koçero Vatan Şiiri, Hasan Hüseyin (s. 35)
“Yalnızlık, ilk defa omuzlarında güvenli bir zırh gibi değil, boğucu bir kefen gibi hissettirmişti.”— Kırklar meclisi, Kemal Burcuog lu (s. 188)