“Sanat herkese hitap eder. Kimisine haykırmak, Kimisine müphem fısıldamak suretiyle. Ve bırakınız söylesin temmuz güneşi ve deniz vüs'ati gibi! Cenap Şahabettin”— Servet-i Fünûn şiir estetiği, Hasan Akay
Şiir, edebiyatın en eski ve en etkileyici türlerinden biridir. Tarihi, sözlü geleneklere ve antik uygarlıklara kadar uzanır; Homer’in "İlyada" ve "Odysseia" gibi eserleri, şiirin ilk örneklerini temsil eder. Klasik dönemden günümüze, şiir birçok biçim ve tema ile şekillenmiştir. Shakespeare’in soneleri, Nazım Hikmet’in toplumcu şiirleri ya da Orhan Veli’nin serbest şiir anlayışı gibi farklı yaklaşımlar, bu türün ne denli geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir. Şiir, dilin en yoğun ve estetik kullanımını sunar; okuyucuya duygu, düşünce ve hayal dünyasında derin bir yolculuk yapma imkanı tanır. Okuyucu profiline baktığımızda, şiir genellikle derin düşünmeyi, hayal gücünü ve duygu yoğunluğunu seven bireyler tarafından tercih edilir. Şiir, kelimelerin ritmi ve müzikalitesiyle, okuyucuyu farklı bir evrene taşır. Duygusal deneyimlerin yoğunluğu, insan ilişkileri ve doğa gibi evrensel temalar, şiiri sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline getirir. Şiir okuma alışkanlığı olan bireyler, genellikle dünyayı farklı bir perspektiften görmeyi arzular ve kelimelerle oynayan, derin anlamlar arayan yazarlara ilgi duyarlar. Bu nedenle, şiir kategorisi, zihinlerini ve kalplerini açmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

“Sanat herkese hitap eder. Kimisine haykırmak, Kimisine müphem fısıldamak suretiyle. Ve bırakınız söylesin temmuz güneşi ve deniz vüs'ati gibi! Cenap Şahabettin”— Servet-i Fünûn şiir estetiği, Hasan Akay
“yaşamak yoktu artık ayakta kalmak vardı”— Koçero Vatan Şiiri, Hasan Hüseyin (s. 35)
“• Ne yaparsan yap, yalnızlık sensin... •”— Gelmiş Bulundum, Edip Cansever
“Ben İstanbul'da dağıldım zerre zerre İstanbul damla damla içimde birikti...”— Alınyazısı Saati Şiirler -IX, Sezai Karakoç (s. 38)
“Birkaç saat sonra düştüğü yerden bile kalkacak. Kalkacak ve bir daha aynı yere düşmemek için korkularına esir düşecek.”— Pir Sultan Abdal, Pir Sultan Abdal (s. 56)
“Tarlalara ve ufka Kuşların kanadına Gölge değirmenine Yazarım adını”— Çeviri Şiirler / Orhan Veli, Orhan Veli Kanık (s. 23)
“an gelir biter muhabbet çalgılar susar heves kalmaz”— Elde var hüzün, Attila İlhan (s. 67)
“Sen, benim geç kalışlarıma umudumsun…”— Oda Müziği / Bütün Şiirleri (Karton Kapak), James Joyce (s. 30)
“Ne kadar çok seviyorum Güneşlenen kertenkeleyi Kişneyen atları Okula giden çocukları Gökyüzünü, güneşi Belli seni düşünüyorum”— Eşik 1947-1975 Toplu Şiirler 1, İlhan Berk (s. 100)
“Yaşamak: ümitli bir iştir, sevgilim. yaşamak: seni sevmek gibi ciddi bir iştir…”— Kuvayi Milliye (Şiirler), Nazım Hikmet Ran (s. 100)
“Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin”— İlk Şiirler, Nazım Hikmet Ran (s. 23)
“Bu gece gözlerinin göğünden yıldız yağıyor..”— Kuş Ölümlüdür Sen Uçmayı Hatırla Bütün Şiirleri, Petek Yılmaz
“Şiir kelimelerin güç verdiği bir gerçekliğin canlanıp, renklenip boyutlanmasını sağlarken gerçeklik olarak yaşayan birçok olguyu da durgunlaştırıp soldurur ve boyutsuz kılar.”— Şiir Okuma Kılavuzu, İsmet Özel (s. 57)
“Birkaç saat sonra düştüğü yerden bile kalkacak. Kalkacak ve bir daha aynı yere düşmemek için korkularına esir düşecek.”— Nedim Divan (1.hm), Nedim (s. 56)
“Seyre çık gülşene var ârızın arz et bâğa Var mı rûyun gibi gül güllere sor bana sorma”— Enderunlu Vasıf Divanı, Dr. Rahşan Gürel
“Umudunu kesme. Bir ağaç kurumamışsa, bu mevsim değilse öteki mevsim çiçek açar. Bu mevsim değilse, öteki mevsim meyve verir. Yeter ki ağaç kurumasın”— Ninatta'nın bileziği, Ahmet Ümit
“Nasıl "genç" dersiniz bize? "Yeni" nasıl dersiniz? Anca alışıyoruz aşka, ölüme ve sanata Futbolcumuz, şarkıcımız, ibnemiz Aslında çiğ bir umut: Bir gün bitecek emekliliğimiz. Yaşlıydık doğurduğunuzda bizi, Gençleşerek öl…”— Akademi, Tuna Kiremitçi (s. 32)
“çok eski bir kapı bir daha kapandı…”— Bütün Şiirleri -3, Şükrü Erbaş
“***** Âşıkta keder neyler gam halk-ı cihânındır (Âşıkta keder neyler, gam dünya halkınındır.) Şeyh Gâlib *****”— Bilgelikler Divanı, N. Ahmet Özalp (s. 228)
“[object Object] [object Object] [object Object] [object Object] [object Object] [object Object] [object Object] [object Object] [object Object] [object Object]”— Şiirler, Ahmet Hamdi Tanpınar (s. 73)