“Yabancı bir şehirde uyanmak dünyanın en hoş hislerinden biridir. Çevreniz serüvenle sarılıdır.”— Seyyahların Dilinden Dünya Şehirleri, Peter Furtado (s. 50)
Turizm ve gezi edebiyatı, insanın keşfetme arzusunun bir yansıması olarak tarih boyunca var olmuştur. Antik Çağ'dan itibaren, özellikle Yunan ve Roma dönemlerinde seyahat, sadece ticaret ve diplomasi amaçlı değil, aynı zamanda kültürel ve sanatsal deneyimler için de önemli bir unsurdu. Bu tür, 19. yüzyılda ise daha sistematik bir hale gelerek, yazarların farklı coğrafyaları, kültürleri ve insanları tanıttığı eserlerle zenginleşmiştir. Klasik örnekler arasında Mark Twain’in “Yakın Doğu Seyahatleri” ve Paul Theroux’un “İngiltere’nin Gölgesinde” gibi eserler, okuyucuları yeni dünyalara açarken, gözlemlerini ve deneyimlerini edebi bir dille aktarır. Turizm ve gezi edebiyatı, özellikle seyahat etmeyi seven, yeni yerler keşfetmek isteyen veya farklı kültürlere ilgi duyan okuyuculara hitap eder. Bu türde yer alan eserler, sadece gezi notları değil, aynı zamanda insanın doğa ile etkileşimini, sosyolojik gözlemlerini ve bazen de derin felsefi sorgulamaları içerir. Okuyucular için hem bilgi verici hem de ilham verici bir kaynak olan bu eserler, seyahat heyecanını ve keşif tutkusunu kağıda dökerken, aynı zamanda yeni perspektifler sunar. Bu nedenle, gezi edebiyatı, yalnızca bir gezi rehberi değil, ruhu besleyen bir yolculuk deneyimidir.

“Yabancı bir şehirde uyanmak dünyanın en hoş hislerinden biridir. Çevreniz serüvenle sarılıdır.”— Seyyahların Dilinden Dünya Şehirleri, Peter Furtado (s. 50)
“Körlük bir nevi ölüm. Hayır, ölümden çok daha beter bir işkence. Öldükten sonra yaşamak gibi bir şey.”— Yol Hali, Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu
“Cehalet Türk'e düşman olanları bile şaşırtacak ve hatta utandıracak çaptadır ve yeryüzünde galiba sadece bize Has garipliktendir”— Türkistan Türkistan, Yavuz Bülent Bakiler
“mutlu olmak için çok az şeye ihtiyacımız var. mutluluk şeylere bağlı değildir. mutluluğun kaynağı dolu dolu ve heyecan verici bir hayattır.”— Tekerlekli Walden, Ken Ilgunas (s. 335)
“Özgürlük oradan oraya gezmek veya macera yaşamak zorunda olmak değildi; özgürlük düpedüz şartlarınızı değiştirme ihtimaline sahip olabilmekti.”— Tekerlekli Walden, Ken Ilgunas (s. 236)
“Bakmakla görmek arasında büyük bir fark vardır.”— Bir Dinozorun Gezileri, Prof.Dr. Mina Urgan
“"Bir şairle karşılaşmak her zaman hayırlıdır. Şair, dervişin kardeşidir. Onun ne vatanı vardır, ne de dünya nimetlerinde gözü. Biz zavallılar şan, iktidar ve para peşinde koşarken; O, yeryüzünün hükümdarlarıyla aynı sıra…”— Erzurum Yolculuğu, Alexandr Sergeyeviç Puşkin (s. 69)
“İnsan, hayatının tatsızlığından ve etrafında görüp bıktığı şeylerin o yorucu aleladeliğinden bir müddet kurtulabilmek ümidiyle seyahate çıkar.”— Frankfurt Seyahatnamesi, Ahmet Haşim (s. 13)
“Başka memleketlerde yaşayanların kır bayır gezintilerinden aldığı keyfi buralılar ev hazlarında arıyorlar: Sokaklarına, evlerine, odalarına, süslerine, mobilyalarına, küçük bahçelerine; ender kökler, bitkiler, çiçekler y…”— Seyyahların Dilinden Dünya Şehirleri, Peter Furtado (s. 25)
“Kaçmak, korkakların işidir.”— Üsküp'ten Kosova'ya, Yavuz Bülent Bakiler (s. 197)
“~ [object Object] [object Object] [object Object] ; [object Object] [object Object] . ~”— Anadolu Notları 1-2, Resat Nuri Guntekin (s. 19)
“Gece, her çeşit kuruntuların kafatasımızın kovuklarından çıkıp hakikat çehreleri takınarak sürü sürü ortaya dağıldıkları, yeri ve göğü tuttukları saattir.”— Frankfurt Seyahatnamesi, Ahmet Haşim (s. 15)
“Hani dokunsalar, milyonlarca insanın çilesine, oturup hüngür hüngür ağlayacaktım...”— Üsküp'ten Kosova'ya, Yavuz Bülent Bakiler
“Sen, benim geç kalışlarıma umudumsun…”— Anadolu Notları 1-2, Resat Nuri Guntekin (s. 30)
“Demedim mi nazlı yarim ben sana çok muhabbet tez ayrılık getirir”— Türkistan Türkistan, Yavuz Bülent Bakiler
“Kaçmak, korkakların işidir.”— Anadolu Notları 1-2, Resat Nuri Guntekin (s. 197)
“Hava sıcaklığı 43°’nin altına düştüğünde Bağdatlılar soguktan şikayet edip kürklerine sarınıyor..”— Seyyahların Dilinden Dünya Şehirleri, Peter Furtado (s. 53)
“"Hediye atın dişlerine bakılmaz."”— Doğu Avrupa'da Yolculuk, Gabriel García Márquez (s. 69)
“Abdurrahman Efendi'nin seyahati , arapça kaleme alınmasından 6 yıl sonra Mehmet Şerif Efendi tarafından Türkçe'ye çevrilip basıldı . 2006 yılında bu eser, Ahmet Özalp tarafından "Brezilya seyehatnamesi" adıyla neşredildi…”— Brezilya'dan Malezya'ya İslamiyet'in İzleri 1, Harun Özdemir
“Benim için ise bir keyif olduğundan, kendimi divanlara atarak, rahat koltuklara gömülerek ya da yatağıma uzanarak okurum. Sağlıklıyken de okurum, hastayken de.”— Bir Dinozorun Gezileri, Prof.Dr. Mina Urgan (s. 25)