17. yüzyıl felsefesi, özellikle bireysellik, rasyonellik ve sorgulama gibi kavramlarla günümüz düşünce yapısının temellerini atmıştır. Descartes'ın 'Düşünüyorum, öyleyse varım' sözü, bireyin kendi düşüncesini sorgulaması gerektiğini vurgular. Bu dönemde ortaya çıkan düşünsel akımlar, modern felsefenin gelişimine ve bilimsel yöntemlerin kabulüne zemin hazırlamıştır. Ayrıca, bu felsefi tartışmalar, din ve bilim arasındaki ilişkiyi sorgulamak için bir zemin oluşturmuş, böylece bireylerin kendi inanç sistemlerini yeniden değerlendirmelerine yol açmıştır. Bu bağlamda, 17. yüzyıl düşünürlerinin eserleri, günümüz felsefesi ve bilim anlayışı üzerinde derin etkiler bırakmıştır.