Abay'ın adalet anlayışı, onun yaşadığı toplumsal zorluklar ve ailesel değerleri ile derin bir bağ içerisindedir. Kendi deneyimleri, toplumsal adalet için duyduğu özlemi artırırken, adaletin sadece bir kavram değil, bireyin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmesine yol açar. Abay, adaletin sağlanması için mücadele ederken, bu süreçte içsel değerlerini koruma çabası içindedir. Bu durum, onun hem kişisel hem de toplumsal düzeydeki adalet anlayışını şekillendirir; adalet, onun için bir yaşam felsefesi ve bireysel bir sorumluluk haline gelir.