Kördüğüm'de adalet kavramı, yalnızca hukuki bir kavram olarak değil, bireylerin içsel vicdanlarıyla da bağlantılı bir olgu olarak ele alınıyor. Ana karakter, adaletin peşinde koşarken, karşılaştığı her durumda kendi etik değerleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Diğer karakterler de benzer bir mücadele içinde, kendi çıkarları ve vicdanları arasında kalıyor. Bu durum, adaletin ne anlama geldiğini ve bireylerin bu kavramla nasıl yüzleştiğini sorguluyor. Sonuç olarak, roman, adaletin mutlak bir kavram olmadığını ve bireylerin deneyimlerine göre şekillendiğini gösteriyor.