Alevilik ve şeriat arasındaki ilişki, günümüzde farklı toplumsal ve siyasi bağlamlarda yeniden değerlendirilmektedir. Alevilik, tarihsel olarak marjinalleşmiş bir inanç biçimi olarak, toplumsal adalet ve eşitlik arayışını ön plana çıkarırken, şeriat ise genellikle otoriter bir yapı olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda, Alevilik, bireysel özgürlük ve içsel deneyimlere vurgu yaparak, şeriatın katı kurallarına karşı alternatif bir yaşam tarzı sunmaktadır. Günümüzde bu iki kavramın tartışılması, dinin toplumsal işlevleri, bireysel haklar ve özgürlükler açısından önem arz etmekte ve Aleviliğin, İslam içindeki yerini yeniden düşünmeyi teşvik etmektedir.