Ali Çolak, 'Şair Dediğin' eserinde şairin kimliğini, toplumsal bir varlık olarak ele alıyor. Şair, bireyin duygusal ve düşünsel derinliklerini ifade eden bir figür olarak tanımlanırken, aynı zamanda toplumun aynası olma rolünü de üstleniyor. Çolak, şairin sadece kelimelerle oynamadığını, içsel bir yolculuğa çıktığını ve bu yolculuğun birey ile toplum arasında bir köprü kurduğunu vurguluyor. Eser, okuyucuya şairin kimliğini sorgulama fırsatı sunarken, aynı zamanda her bireyin kendi içindeki şairi keşfetmesine de kapı aralıyor.