Alice'in hayalet olma durumu, onun içsel çatışmalarını derinleştirir ve bir yandan da dış dünyadan kopmasına neden olur. Bu durum, yaşadığı travmaların ve kayıpların etkisini simgelerken, aynı zamanda kendini bulma çabasını da yansıtır. Alice, toplumdan dışlanmış hissederken, bu yabancılaşma hissi, korkularını daha da büyütür. Hayalet olarak varlığı, onun içsel huzura ulaşma arayışının bir parçasıdır ve bu süreçte okuyucuya derin bir empati hissettirir.