Ana karakterin hayalperestliği, hem bir güç kaynağı hem de gerçeklikten kaçış olarak görülebilir. Hayalleri, ona umut ve yaşam enerjisi sağlarken, aynı zamanda gerçekliğin acımasız yüzünden uzaklaşma aracı da oluyor. Bu ikili durum, karakterin içsel çatışmalarını derinleştirirken, okuyucuya hayalperestliğin getirdiği ikilemleri sorgulatıyor. Hayaller, onu hayatta tutan bir güç olabilir; ancak bu güç, gerçeklikten kaçışa da dönüşebilir. Bu durum, romanın temel temalarından birini oluşturuyor.