Ana karakterin içsel çatışmaları, toplumsal adaletsizliklerle derin bir etkileşim içindedir; zira bireyin arzuları, toplumun normları ve adalet arayışı arasında kalması, onun ruhunda büyük çatışmalara yol açar. Bu durum, karakterin kendini keşfetme yolculuğunda önemli bir rol oynar. Toplumun çürümüşlüğü karşısında bireysel sorumluluk duygusu, karakterin kararlarını ve eylemlerini şekillendirirken, okuyucuya da derin bir sorgulama alanı sunar.