Günümüzde anayasa ve insan hakları arasındaki ilişki, küresel ölçekte daha fazla önem kazanmıştır. İnsan hakları, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınırken, anayasalar da bu hakları koruma yükümlülüğünü üstlenmektedir. Ancak, bazı ülkelerde anayasal hakların ihlali ve insan hakları ihlalleri artış göstermektedir. Bu durum, toplumsal hareketlerin ve sivil toplum kuruluşlarının önemini artırmakta, bireylerin haklarını savunma mücadelesini teşvik etmektedir. Anayasanın, bireylerin özgürlüklerini koruma işlevinin yanı sıra, insan hakları ihlallerine karşı bir zırh görevi gördüğü de unutulmamalıdır.