Arman Manukyan'ın sanatı, onun toplumsal normlara karşı duruşunu pekiştiren bir araç olarak işlev görüyor. Manukyan, sanatını kullanarak, bireysel özgürlüğü ve kendini ifade etmeyi savunuyor. Bu bağlamda, sanatı, toplumsal baskılara karşı bir direniş şekli olarak görüyor. Kitap boyunca, sanatçının bu duruşu, kişisel deneyimleri ve toplumsal eleştirileri ile derinlemesine ele alınıyor. Dolayısıyla, Manukyan'ın sanatı, yalnızca estetik bir ifade olmaktan öte, toplumsal değişim ve bireylerin kendi kimliklerini bulmaları için bir araç haline geliyor.