Arsen Lüpen, eylemlerinde kendi etik kurallarını belirleyerek adalet anlayışını sorgulatır. Onun dolandırıcılıkları, çoğu zaman haksızlıkların üstesinden gelmek amacı taşır. Bu durum, adaletin öznelliğini gündeme getirir. Lüpen’in eylemleri, bazen toplumun adalet arayışına katkı sağlarken, bazen de suç olarak değerlendirilir. Bu çelişki, okuyuculara adaletin ne olduğu ve nasıl sağlanması gerektiği konusunda derinlemesine düşünme fırsatı sunar.