Arsen Lüpen'in suç işlemesi, okuyuculara adaletin göreceli olduğunu düşündürüyor. Lüpen, hırsızlık yaparken zenginlerin haksızlıklarına karşı bir tür adalet sağladığını savunur. Bu durum, okuyucunun suç ve ceza arasındaki ince çizgiyi sorgulamasına, ahlaki değerlerin bireyden bireye değişebileceğini anlamasına yardımcı oluyor. Roman, Lüpen'in karakteri aracılığıyla, yasaların her zaman adaletin temsili olmayabileceğini gösteriyor.