Aşk, bireylerin hayatındaki en güçlü duygulardan biridir; ancak toplumsal beklentiler bu duygunun ifadesini karmaşık hale getirebilir. 'Düğün' romanında, karakterlerin aşkları, ailelerinin beklentileri ve toplumun normlarıyla çatıştığında, bu durum onların kararlarını önemli ölçüde etkiler. Aşkı yaşamak isterken, aynı zamanda dışsal baskıların sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Bu durum, bireylerin özgür iradesi ile toplumsal sorumlulukları arasındaki gerilimi ortaya koyar. Kimi zaman aşkı savunmak, bireylerin kendi kimliklerini bulmalarına yardımcı olurken, bazen de onları daha büyük çatışmalara sürükler.