Barış düşüncesi, bireylerin içsel çatışmalarını anlamalarına ve bu çatışmalarla yüzleşmelerine yardımcı olarak saldırganlığın önüne geçebilir. Mitscherlich, insan doğasının karmaşıklığını göz önünde bulundurarak, barış düşüncesinin sadece bir hedef olmakla kalmayıp, aynı zamanda bireylerin kendileriyle ve toplumlarıyla barış içinde yaşamaları için bir süreç olduğunu belirtir. Bu süreç, bireylerin kendi içsel kaygılarıyla yüzleşmelerine, empati geliştirmelerine ve toplumsal ilişkilerini yeniden gözden geçirmelerine olanak tanır. Böylece, barış düşüncesi, saldırganlığı tetikleyen kaygıların aşılmasına katkıda bulunabilir.