Baudolino'nun yalanları, okuyucuya gerçekliğin öznel bir inşa süreci olduğunu gösterir. Yalanlar, Baudolino'nun kimliğini ve çevresindeki dünyayı anlama biçimini etkilerken, aynı zamanda okuyucunun da gerçeklik algısını sorgulamasına yol açar. Bu durum, gerçeğin bireysel deneyimlere dayandığını ve her bireyin kendi gerçekliğini oluşturma kapasitesine sahip olduğunu vurgular. Baudolino'nun hikayesi, yalanların ve efsanelerin insan yaşamındaki yerini keşfederken, okuyucuyu kendi inanç sistemlerini ve gerçeklik algılarını yeniden değerlendirmeye yönlendirir.