Belgesel sinema, gerçeklik ve kurgu arasındaki sınırları, tanıklıkların ve anlatı biçimlerinin kullanımıyla çizer. Gerçek olayları belgeleyen bu tür, izleyiciye samimi ve doğal bir deneyim sunarken, aynı zamanda bu olayların yorumlanması ve sunulması sırasında yaratıcı bir yaklaşım benimser. Yani, belgesel sinemacı, gerçekliği kurgu ile harmanlayarak, izleyicinin duygusal ve düşünsel bir bağ kurmasını sağlar. Bu bağlamda, belgesel sinema, izleyicinin gerçekliği algılama biçimini şekillendirirken, aynı zamanda toplumsal ve bireysel bellek üzerinde de derin etkiler bırakır.