Berghahn, tarihsel anlatıların toplum üzerindeki etkilerini incelerken, bu anlatıların bireylerin ve toplulukların kimlik oluşumunda önemli bir rol oynadığını belirtir. Tarihsel olaylar, toplumsal hafızayı şekillendirir ve bireylerin geçmişle olan ilişkilerini belirler. Berghahn, bu bağlamda, tarihsel anlatıların sadece bir bilgi kaynağı değil, aynı zamanda toplumsal dinamiklerin nasıl oluştuğunu ve evrildiğini gösteren bir araç olduğunu vurgular. Bu nedenle, tarihsel anlatılar, toplumların değerlerini ve inançlarını inşa eden temel unsurlar olarak karşımıza çıkar.