Bihter'in intiharı, romanın en çarpıcı olaylarından biridir ve birçok faktörle ilişkilendirilebilir. Bihter, yaşadığı yasak aşk ve toplumun baskıları arasında sıkışmış bir ruh halindedir. Aşkın getirdiği mutluluğun yanı sıra, suçluluk ve umutsuzluk duyguları da taşır. Bu karmaşık duygular, Bihter'i bir çıkmaza sürükler. İntihar, onun için kaçış yolu gibi görünür; çünkü yaşadığı aşkın sonuçlarıyla yüzleşmektense, bu yolla özgürlüğü bulabileceğini düşünür. Bihter’in sonu, aşkın yıkıcılığını ve bireyin içsel çatışmalarını derinlemesine ele alan bir trajedi olarak değerlendirilebilir.