Bihter'in modernleşme arzusu, romanda son derece karmaşık bir durumla sonuçlanır. Aşk ve özgürlük arayışı, onu çeşitli içsel çatışmalara sürüklerken, toplumsal normların baskısı altında kalması, onun bağımsızlık isteğini zedeler. Sonuç olarak, Bihter'in çatışmaları, onu bir çıkmaza sürükler ve bu durum, romanın sonunda trajik bir sonla noktalanır. Bu, bireysel özgürlüğün toplumsal baskılar karşısındaki kırılganlığını gözler önüne serer.