Bireyin sosyal normlara uyması gerektiği düşüncesi, toplumun düzeni ve bir arada yaşama kültürü açısından önemlidir. Ancak Shaw, bireyin kendi kimliğini bulma sürecinde bu normların kısıtlayıcı olabileceğini vurgular. Bireyler, kendi özgür iradeleriyle topluma katkıda bulunabilirler; bu, normların sorgulanmasını gerektirir. Her birey, kendine ait bir kimlik oluşturma hakkına sahiptir ve bu süreçte sosyal normlarla olan ilişkisi, bireysel özgürlüğü ve toplumsal sorumluluğu dengeler. Dolayısıyla, birey ve toplum arasındaki bu dinamik, bireyin kendi varoluşunu anlaması açısından kritik bir rol oynar.