Bireylerin varoluşsal kaygıları, toplum üzerindeki etkilerini çeşitli şekillerde şekillendirebilir. Bu kaygılar, toplumsal normlarla çatışma yaratırken, bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerini de etkiler. Örneğin, bireyler özgürlük arayışları içinde toplumsal normlara karşı çıkabilir veya bu normlara uyum sağlama çabası içinde bunalıma girebilir. Bu durum, toplumsal yapıların evrimini etkileyebilir ve bireylerin kimliklerini bulma çabası, toplumun genel dinamikleri içerisinde yeni bir şekil alabilir. Dolayısıyla, bireylerin içsel savaşları, toplumsal değişimlere ve dönüşümlere zemin hazırlayabilir.