Yakup Kadri'nin 'Ankara' romanı, Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinin sosyal ve siyasi dönüşümüne dair birçok eleştiri içerir. Öncelikle, modernleşme sürecinin bireyler üzerindeki olumsuz etkileri, bireylerin kimlik bunalımları ve içsel çatışmaları üzerinden işlenir. Roman, yeniliklerin getirdiği zorluklar ve geleneksel değerlerin kaybı üzerine derin bir eleştiri sunar. Ayrıca, yeni kurulan düzenin toplumsal normları, bireylerin özgürlükleriyle çelişen bir yapı oluşturur. Bu bağlamda, bireylerin kendilerini bulma çabası, romanın merkezinde yer alır. Yakup Kadri, bu eleştirileri ustalıkla işlerken, okuyucuya dönemin zorluklarını ve bireylerin yaşadığı çatışmaları hissettirir.