Büyükerşen’in zaman algısı, onun yaşam felsefesinin temel taşlarını oluşturur. Zamanın geçiciliğini kabul etmesi, anıların değerini ön plana çıkarırken, bireyin her anı değerlendirmesi gerektiği fikrini benimsemesine yol açar. Bu yaklaşım, onun sanatsal üretiminde de belirgin bir şekilde kendini gösterir; geçmişle barışık olmanın ve anıları yaşatmanın önemini vurgular. Sonuç olarak, Büyükerşen’in zaman anlayışı, hem kişisel hem de sanatsal yaşamında derin bir etkiye sahip olmuştur.