Çerkeslerin yaşadığı tarihsel travmalar, günümüzdeki kimlik oluşumlarını derinden etkilemektedir. Sürgünler ve asimilasyon politikaları, topluluk içinde kimlik kaybı ve belirsizlik yaratmış, ancak aynı zamanda dayanışma ve kültürel miraslarını koruma çabalarını da tetiklemiştir. Bu süreçler, bireylerin kendilerini tanımlama biçimlerini değiştirerek, geçmişle bağ kurma arzusunu arttırmıştır. Günümüzde, bu travmaların üstesinden gelmek ve kimliklerini yeniden inşa etmek için çeşitli toplumsal hareketler ve kültürel etkinlikler düzenlenmektedir. Bu bağlamda, tarihsel travmalar, Çerkeslerin kimliklerinin yeniden şekillenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.