Cesaretin tanımı, bireylerin yaşam deneyimlerine ve toplumsal normlara bağlı olarak değişebilir. Korkuya karşı gösterilen her tepki cesaret olarak değerlendirilemez; ancak korkunun var olduğu her durumda cesaret sergilemek mümkündür. Saroyan, 'Ödlekler Cesurdur' eserinde bunu ustalıkla işler. Karakterlerin korkuları ile yüzleşmeleri, onların cesaretlerini sorgulamalarına ve bu süreçte kendilerini keşfetmelerine yol açar. Bu bağlamda, cesaret, insanın içsel bir yolculuğu olarak, korkunun varlığında anlam kazanır.