D'alembert Prensibi'nde bilim ve insan ilişkisi, karakterlerin yaşadığı içsel çatışmalar ve seçimlerle şekillenir. Bilim, karakterlerin düşünsel süreçlerini etkilerken, aynı zamanda duygusal durumlarını da derinleştirir. Bu denge, bireylerin toplumsal rollerini sorgulaması ve bilimin sonuçlarıyla yüzleşmesini gerektirir. Roman, bu iki unsurun nasıl etkileşime girdiğini ve bireylerin kendi kimliklerini bulma yolundaki mücadelelerini ortaya koyar.