Deprem felaketi, insan ilişkilerini derinlemesine etkileyerek toplumsal bağların güçlenmesine yol açar. Bu tür yıkıcı olaylar, bireylerin kayıplarını paylaşmalarını ve dayanışma içinde olmalarını gerektirir. Felaket anında, insanlar arasında oluşan yardımlaşma ve dayanışma ruhu, toplumsal dayanışma kültürünü pekiştirir. Selimoğlu'nun eserinde de görüldüğü gibi, deprem, yalnızca bir yıkım değil, aynı zamanda insanları birbirine yakınlaştıran bir olaydır. Bu bağlamda, insanlar arasındaki ilişkilerdeki değişim, toplumun sosyal dokusunu yeniden şekillendirir.