Devletin adalet sağlama konusundaki başarısızlığı, bireylerde derin bir güvensizlik ve kaygı yaratır. Bu durum, toplumsal huzursuzluğa neden olabilir; zira bireyler, adaletin sağlanmadığı bir ortamda kendilerini savunmasız hissederler. Bu güvensizlik, bireylerin devlete karşı olan inançlarını sarsar ve toplumda huzursuzluk, çatışma ve ayrışma gibi olumsuz sonuçlara yol açar. Mumcu, bu durumu değerlendirirken, adalet arayışının toplumsal bir gereklilik olduğunu ve bireylerin bu arayışlarının devletin otoritesine karşı bir tepki olarak geliştiğini vurgular.