Devletlerin özel savaş stratejileri, etik açıdan birçok tartışmaya neden olabilir. Örneğin, gizli operasyonlar ve dezenformasyon kampanyaları, bireylerin haklarını ihlal edebilir ve toplumsal güveni zedeleyebilir. Ayrıca, bu tür yöntemler, savaşın sonuçlarının öngörülemezliğini artırarak masum insanları hedef alabilir. Devletlerin, ulusal güvenlik adına benimsedikleri bu stratejilerin, ahlaki bir sorumluluk taşıyıp taşımadığı sorgulanmalıdır. Bu bağlamda, devletlerin etik yükümlülükleri ile stratejik çıkarları arasındaki çelişki, önemli bir tartışma konusu olarak öne çıkar.