Dil değişimi, bireylerin kimliğini derinden etkileyen bir süreçtir. 'Osmanlıca, Türkçe, uydurmaca' romanında, karakterlerin yaşadığı dilsel dönüşüm, onların kimlik arayışlarını ve içsel çatışmalarını şekillendirir. Dili kaybetmek, sadece iletişimde bir zorluk değil, aynı zamanda bireyin öz kimliğini sorgulamasına yol açar. Bu bağlamda, dilin değişimi bireylerin toplumsal aidiyetlerini, kültürel değerlerini ve kişisel deneyimlerini yeniden şekillendirir. Roman, bu dinamikleri derinlemesine inceleyerek, okuyucunun dilin kimlik üzerindeki rolünü sorgulamasına olanak tanır.