Dil, bireyin içsel düşüncelerini ve arzularını dışa vurma aracıdır. Bu bağlamda, bilinçdışı süreçlerin dil üzerinden ifadesi, bireyin kimlik oluşumunda belirleyici bir rol oynar. Kişinin dil kullanımı, kendi arzularını, duygularını ve düşüncelerini ifade etme biçimini yansıtır. Bu süreç, bireyin sosyal kimliğini de etkiler; zira toplumda kabul gören normlar ve değerlerle bireyin bilinçdışı arzuları arasında bir etkileşim söz konusudur. Dolayısıyla, dil ve bilinçdışı arasındaki ilişki, bireyin kimliğinin şekillenmesinde önemli bir dinamik oluşturur.