Kitap, doğa ile insan ilişkisini tarihsel ve kültürel bağlamda ele alarak, bu ilişkinin zaman içinde nasıl değiştiğini irdelemektedir. Geçmişte doğa, insanlar için kutsal bir alan olarak algılanırken, sanayi devrimi ile birlikte bu ilişki daha mekanik bir hale gelmiştir. Modern toplumlarda doğa, çoğu zaman kaynak olarak görülmekte, ancak doğanın duygusal ve estetik değerleri göz ardı edilmektedir. Yazar, bu dönüşümün toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini de değerlendirerek, doğa ile olan bağın yeniden kurulması gerektiğini savunur. Dolayısıyla, insanın doğayla olan ilişkisi, tarihsel değişimlere paralel olarak evrim geçirmiştir.