Doğu'nun kültürel mirası, tarihsel inkar süreçleriyle derin bir etkileşim içindedir. Bu inkarlar, toplumların kimlik algısını zayıflatırken, aynı zamanda kültürel mirasın göz ardı edilmesine sebep olur. Yılmaz, bu süreçlerin bireyler üzerindeki psikolojik etkilerine dikkat çekerek, kimlik inşasının nasıl travmalara maruz kaldığını ve bu travmaların gelecek nesillere nasıl yansıdığını tartışır. Dolayısıyla, tarihsel inkar, sadece geçmişi değil, aynı zamanda geleceği de şekillendiren bir olgudur.